ISSN :2146-4219

ROMA’NIN FİLOZOF İMPARATORU MARCUS AURELIUS

Author:

Number of pages:
99-131
Year-Number:
2022-29

Marcus Aurelius (121-180); zalim ve baskıcı halef ve seleflerine nispeten daha ılımlı olan politikaları sayesinde yönetimleri süresince Roma İmparatorluğu’na Pax Romana (Roma Barışı) altında en gönençli dönemini yaşatmış olan beş iyi imparatorun sonuncusudur. Aynı zamanda Roma Stoa Felsefesi’nin son büyük temsilcisidir. On dokuz yıl süren hükümdarlığının (161-180) neredeyse tümünün savaşlarda geçmiş olması, askerliğe ilgi duymaması göz önüne alınırsa oldukça şaşırtıcıdır. Bitmek tükenmek bilmeyen bu savaşlar sırasında 170-180 yılları arasında düşüncelerini ve yaşadıklarını notlar halinde kaleme aldığı Ta Eis He’auton (Meditasyonlar/Kendime Düşünceler) adlı eseri, kendi iç dünyasının ve Stoa Felsefesi doğrultusundaki ahlak anlayışının adeta bir aynasıdır. Bu eser, edebi bir başyapıt olarak günümüzde dahi hala saygı görmekte olup, mükemmel vurgusu ve sonsuz narinliği ile övgüyü hak etmektedir. Marcus Aurelius’u diğer filozoflardan ayıran en önemli özelliği ise, yalnızca filozof olmayıp, imparator vasfıyla devletin en üst düzeyde yönetim gücüne sahip bir icraat adamı olmasıdır. O, Platon’un düşlediği ideal devlet lideri şablonuna uymakta olan hem filozof hem de hükümdardır demek yanlış olmasa gerekir. Bu çalışmada; tarihi bir şahsiyet olarak Marcus Aurelius, imparator ve filozof kimliği çerçevesinde ana hatları ile ele alınmıştır.

Keywords


Marcus Aurelius (121–180); He is the last of the five good emperors who, thanks to the policies of his cruel and oppressive successors and predecessors, were relatively milder than those of his predecessors, who, during their rule, gave the Roman Empire its heyday under the Pax Romana (Roman Peace). He is also the last great representative of Roman Stoic Philosophy. His nineteen-year reign (161-180) was almost entirely spent in wars, which is surprising given his lack of interest in military service. His work Ta Eis He'auton (Meditations/Thoughts to Myself), in which he wrote down his thoughts and experiences between 170-180 during these endless wars, is a mirror of his inner world and his moral understanding in line with Stoic Philosophy. This work is still revered today as a literary masterpiece, worthy of praise for its exquisite emphasis and endless sophistication. The most important feature that distinguishes Marcus Aurelius from other philosophers is that he is not only a philosopher, but also a man of execution who has the highest level of administrative power of the state as an emperor. It should not be wrong to say that he is both a philosopher and a ruler who fits the ideal state leader template that Plato dreamed of. In this study; Marcus Aurelius, as a historical figure, has been discussed with the main lines within the framework of his identity as an emperor and philosopher.

Keywords

Article Statistics

Number of reads 340
Number of downloads 350

Share

Diyalektolog - Sosyal Bilimler Dergisi
E-Mail Subscription

By subscribing to E-Newsletter, you can get the latest news to your e-mail.